Malatya merkeze 119 km uzaklıktadır. 1824 yılında Gümrükçü Osman Paşa tarafından geniş bir avlu içerisine tek kubbeli olarak yaptırılmıştır. Kuzeyde yer alan, muntazam taşlarla örülmüş ve kemeri üzerinde Sultan II. Mahmud’un tuğrası bulunan taç kapıdan caminin geniş avlusuna girilmektedir. Yüksek tutulan kubbe kasnağı üzerinde açılan pencerelerle kare şeklindeki asıl mekân aydınlatılmış, asıl mekânın üzeri zengin kalem işi süslemelerle bezenerek pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür. Son cemaat yeri tamamen ahşaptan inşa edilen caminin mihrabı, yuvarlak planlı olup sivri kemerle kuşatılmıştır. Bitki, geometrik ve Mühr-ü Süleyman motifleriyle bezenen taş minber, klasik Osmanlı minberleri tarzındadır. Caminin güneydoğu köşesinde yer alan ahşap vaiz kürsüsü, başlı başına bir değer taşımaktadır. Dört ayak üzerine oturan kürsünün taçlı bir arkalığı vardır. Korkuluk kısmı burmalı sütunçe ve konsollarla süslenmiştir. Son cemaat yerinin güneydoğu köşesine yerleştirilmiş olan zarif minare, pabuçluktan sonra on altı köşeli olarak yükselmektedir.
Cami doğal şartlar ve yıllara bağlı olarak tahrip olunca Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek tekrar ilçeye kazandırılmıştır.
Kaynak: EBA Okul Dışı Öğrenme Ortamları
Tartışma Panosu
Bu maddeyi geliştirmek için bilgi ve kaynak paylaşımında bulunun.