Büyük Hüseyin Ağca

Büyük Hüseyin Ağca (195728 Temmuz 2026), Malatya’nın toplumsal hafızasında yer edinmiş, şehrin “renkli simalarından” biri olarak tanınan yerel bir figürdür. Halk arasında ve basın camiasında “Büyük Hüseyin, Deli Hüseyin” lakabıyla bilinirdi.

Yaşamı ve Kişiliği

Hüseyin Ağca, henüz iki yaşındayken annesini kaybederek hayata zor bir başlangıç yapmıştır. Yaşamının büyük bir bölümünü Malatya çarşı merkezinde, esnaf ve basın mensuplarıyla iç içe geçirmiştir. Kimseye zararı dokunmayan, dürüst ve samimi karakteriyle tanınan Ağca, Malatya’nın “vicdan aynası” ve “merhamet sembolü” olarak görülmüştür

Toplumsal Rolü ve Popülerlik

Ağca, Malatya sokaklarında üstlendiği çeşitli “fahri” rollerle şehrin simge isimlerinden biri haline gelmiştir:
  • Trafik Yönetimi: Herhangi bir cihaz kullanmadan, ağzıyla doğal bir şekilde çıkardığı düdük sesiyle trafiği yönetmesiyle tanınırdı. Şoförler ve yayalar, onun bu otoritesine ve yönetimine genellikle saygı gösterirdi.
  • Basın Camiası ile İlişkiler: Gazete bürolarını ve matbaaları ikinci yuvası olarak gören Ağca, gazetecilerle yakın dostluklar kurmuştur. Kendisini sıklıkla “yılların gazetecisi” olarak tanımlar ve meslek mensuplarına mizahi yollarla sitemlerde bulunurdu.
  • “Gizli Polis” Rolü: Kendi dünyasında zaman zaman kendisini “gizli polis” ilan ederek sokaklarda asayişi sağlamaya çalıştığı bilinirdi.

Ölümü

Hüseyin Ağca, yaklaşık bir ay boyunca İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi‘nde tedavi gördükten sonra 28 Temmuz 2026 tarihinde 69 yaşında hayatını kaybetmiştir. Vefatı Malatya’da, özellikle basın ve esnaf camiasında büyük bir üzüntüyle karşılanmıştır.
Cenazesi, vefat ettiği gün olan 28 Temmuz 2026’da Malatya Şehir Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilmiştir. Cenaze törenine Vali Yardımcısı Emre Urhan, Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, Malatya Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanı Osman Gönültaş ve Yeşilyurt Belediyesi Başkan Danışmanı Naci Karataş ve çok sayıda gazeteci ile vatandaş katılmıştır.

Mirası

Malatya sokaklarının ve çarşısının ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilen Büyük Hüseyin, şehrin hafızasında saf, çıkarsız ve neşeli bir hatıra olarak kalmıştır. Ölümünün ardından yerel basında Malatya’nın önemli bir değerini ve “rengini” kaybettiğine dair pek çok yazı kaleme alınmıştır.